hamilelikte sağlıksız beslenme ve zararları

Hamilelikte Sağlıksız Beslenme ve Zararları


Hamilelik anneler için hayatlarındaki en özel ve en  duygusal süreçlerden biridir. Bu süreçte bebeği için en doğru şekilde beslenmek isteyen anne adaylarının dikkat etmesi gereken noktalar ve hamilelikte sağlıksız beslenme eyleminin olası zararları hakkında konuşacağız.

Hamilelikte beslenme neden önemlidir?

Hamilelik anne adayının fizyolojik gereksinim açısından hem kendinin hem de bebeğinin gereksinimlerini karşıladığı bir süreçtir. Bu süreç sonunda bebeğin sağlıklı olarak dünyaya gelmesi, annenin dengeli ve yeterli beslenmesiyle doğrudan ilişkilidir. Beslenme bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi, prematüreliği gibi bir çok konuda temel belirleyici görevi yapmaktadır.

Bebek büyüme ve gelişmesi için gerekli besin gruplarını annenin depolarından sağlar. Depoların yeterli seviye de olmaması halinde bebeğin fiziksel ve beyinsel gelişimi tamamlanamayabilir. Ayrıca annenin hamilelik süresinde ve sonrasındaki yaşamındaki sağlığı risk altına girebilir. Bu durum doğumdan sonraki dönemde süt üretimini de etkiler. Tüm bunlar ışığında gebe birey dengeli, yeterli ve mümkün olduğu kadar katkısız besinlerle düzenli bir şekilde beslenmelidir. Düzenli ve dengeli beslenip günde üç ana üç ara öğün yapmak, sigara, alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmak hamileliğin rahat geçmesini sağlamasının yanı sıra, bebeğinde sağlıklı dünyaya gelmesini sağlar.

sağlıklı beslenme sepeti resmi

Sağlıklı beslenmenin anne üzerine etkileri

Hepimizin bildiği gibi gebelik yaşam sürecinde beslenmenin en önemli olduğu dönemlerden biridir. Bu sebepten toplum, gebe kadının iki kişilik yemesi gerektiği konusunda  birey üzerinde  baskı kurar. Oysa gebelikte fazla ve bilinçsizce beslenme de tıpkı yetersiz beslenme gibi anne ve bebek sağlığına zarar verir. Dengeli, düzenli ve yeterli ölçülerde beslenme,  gebenin daha rahat bir hamilelik süreci geçirmesini sağlar. Sağlıklı beslenmeyle birlikte yorgunluk, halsizlik gibi hislerin etkisi azalır. Ayrıca hamilelikte sağlıksız beslenme , hormonları da etkilediğinden bireyde psikolojik sarsıntıya  ve duygusal bunalıma da neden olabilir.

Bebek üzerine etkileri

Bebeğin anne karnında aldığı tat ve kokulara bağlı olarak ileriki yaşamında damak tadı ve seçimleri şekillenir.Gebe bireyin dengeli ve düzenli beslenmesi bebeğin fiziksel ve bilişsel gelişimini olumlu etkilemenin yanında, yaşamı boyunca oluşturacağı beslenme şeklini de bu sebepten etkiler. Özellikle hamileliğin üçüncü ayından itibaren bebeğin büyümesi daha hızlı gerçekleştiğinden gereksinimlerin anne tarafından yeterli düzeyde karşılanmadığı durumda çeşitli sorunlar oluşabilir. Yeterli omega-3 alımı bebeğin beyinsel gelişimini artırırken kalsiyum alımı kemik gelişimine katkı sağlar. Hamilelikte sağlıksız beslenme alışkanlıklarını sürdüren anne adaylarının bebekleri ileri yaşlarda da bir çok kronik hastalık bakımından risk altındadır.

Özellikle hamileliğin son aylarında bebeğin beyin gelişimi yeterli karbonhidrat, protein ve n-3 alımına bağlı olarak gelişir.

Gebelikte sık karşılaşılan sağlıksız beslenme alışkanlıkları

Bireyin, katkı maddesi bulunduran hazır gıdalarla beslenmesi; cips, soğuk çay, kola gibi abur cuburların sık tüketimesi ile alkol ve sigara kullanması hem kendine hem de bebeğe oldukça ciddi zararlar verir. Bu gibi alışkanlıkları hamilelikte sağlıksız beslenmenin en net göstergesidir.

Ayrıca halk arasında oldukça yaygın olarak bilinen hamilenin iki kişilik yemesi gerektiği oldukça düşüncesi yanlıştır. Gebe birey çok fazla yemek yerine dengeli ve düzenli beslenip sağlıklı besin seçimleri yapmaya özen göstermelidir.Bol kalorili ve oldukça sağlıksız  olan fast food ve junk food besinler yerine  doğal, sağlıklı besinler öğünlerde tercih edilmelidir. Örneğin ara öğünlerde çay ile bisküvi yemek yerine bir porsiyon meyve tüketilebilir. Bu süreçte üç ana ve üç ara öğün olmak üzere altı öğün yapmaya, bol bol su içmeye ve katkısız gıdalarla beslenmeye de özen gösterilmelidir.

yağlı fastfood gıdaları

Hamilelikte sağlıksız beslenme ve  anneye zararları

Gebenin besin gereksinmeleri yaş, fiziksel aktivite durumu, gebeliğin başlangıcındaki ağırlığı, besin depolarının yeterlilik derecesi gibi birçok etmene bağlıdır.

  • Artan enerji ve protein gereksinmesinin karşılanmaması annede ağırlık azalmasına sebep olur.
  • Artan gereksinmelerin karşılanmamasıyla birlikte anemi, diş çürüklüğü, osteomalasi gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.
  • Yetersiz ve dengesiz beslenen gebelerde toksemi (Tansiyon yükselmesi, ödem ve idrarda protein bulunması ile kendini gösteren bir hastalık) görülme riski diğer gebelere oranla oldukça yüksektir.
  • Yetersiz protein alımına, aşırı tuz tüketimine veya yetersiz su tüketimine bağlı olarak ödem oluşabilir.Günlük bir çay kaşığını geçmeyecek şekilde tuz kullanılabilir.Ayrıca günde en az 2,5 litre su tüketilmelidir.
  • Gebelik süresince alınan aşırı kilolar doğum sorunlarına neden olabilir.Özellikle mecburi sezeryan yada doğum tarihinin gecikmesi gibi bazı sorunlar sıklıkla görülür.
  • Kalsiyum birikiminin %70 i gebeliğin son üç ayında gerçekleşir.Yetersizliğinde annede kemik deminarilizasyonu gerçekleşirken bebekte kemik gelişiminde bozulmaya neden olur.

Bebeğe zararları

  • Gebelik sürecinde alınan aşırı kilolar fetusta mekonyum aspirasyonu gibi bebek için riskli durumların oluşmasına neden olabilir.
  • Gebe bireyin hamileliğinde yetersiz kilo alması düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riskini artırırken, annede de bazı sorunların ortaya çıkmasına sebep olur.
  • Gebelik diyetinde karbonhidrat türü değil miktarı önemlidir. Gebelik boyunca diyetteki aşırı karbonhidrat sınırlamaları, fetusta beyin gelişimi, glikojen düzeyleri ve nörotransmitter sentezi üzerine olumsuz etki yapar.
  • Hamilelikte görülen kalsiyum yetersizliği bebeğin kemik gelişiminde bozulmalara neden olabilir.

diyetisyenden beslenme önerileri

Gebelikte sağlıksız beslenme alışkanlıkların korunmak için öneriler

  • Fetus her koşulda besin öğesi ve enerji gereksinimini annenin depolarından karşılar. Artan gereksinmeleri karşılayabilmek için gebe kadınlara günde 300 kilokalori ek verilmelidir.
  • İdeal vücut ağırlığında hamile kalan anneler hamilelik sürecinde ortalama 9-15 kg almalı fazla kilo almanın yanında çok az kilo almanında çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğini unutmamalıdır. Bu konuda daha detaylı bilgi için Bknz: Gebelikte Kilo Kazanımı ve Sağlık
  • Her gün 3-4 porsiyon süt veya süt ürünleri tüketilmelidir.
  • Lifli gıdalar (bezelye, portakal, havuç, mercimek, nohut vb.) tüketip ve bol bol su içerek kabızlık gibi bağırsak sorunlarından korunmalıdır.
  • Turşu, salamura gibi tuz oranı çok yüksek besinlerden uzak durulmalıdır. Fazla tuz vücutta ödem oluşumuna dolayısıyla şişkinliğe neden olduğundan tuz tüketiminin bir çay kaşığını geçmemesine dikat edilmelidir.
  • Günlük enerjinin %15’i proteinlerden, %30’u yağlar ve %65’i kompleks karbonhidratlardan sağlanmalıdır.Ayrıca basit şeker dediğimiz çay şekeri vb. besinlerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Proteinler vücudun yapı taşıdır ve bebeğin büyüme ve gelişmesi için gereklidir.Bu sebepten gebelikte alınan proteinin %60’ı biyolojik değeri yüksek besinlerden (yumurta, balık, kırmızı et vb.) karşılanmalıdır. Gebe bireyin günlük en az 60 gram protein (Anne sütünden sonraki en iyi protein kaynağı yumurtadır) alması önerilmektedir. Vejeteryan hamileleler ve günlük besin ihtiyacının büyük kısmını bitkisel kaynaklardan sağlayan bireylerde günlük alıma 20 g  ek yapılabilir.
  • Bebeğin sinir sisteminin gelişmesinde etkili olan n-3 tüketimine özen gösterilmelidir. Vejeteryan bireylerin çocuklarının gereksinmesinin karşılanması için DHA ile desteklenmesi gerekmektedir.
  • Hamile bireyin günlük demir gereksinimi 15-20 mg/gün’dür. Anemik, adolesan ve sık doğum yapanlar başta olmak üzere bütün gebelere demir eklemesi önermekteyiz. Demir eksikliği sonucunda düşük doğum ağırlıklı ve prematüre bebekler dünyaya gelebilir. Demirin iyi kaynağı olan karaciğer, kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagiller tüketilmelidir.
  • Günlük enerji ve proteinin yeterli tüketiminin yanında çinko, demir, kalsiyum, B12 vitamini ve riboflavin alımınında önem kazandığı unutulmamalıdır.

Sonuç

Hamilelik sürecindeki anne adayının beslenmesi hem bebeğin sağlıklı dünyaya gelmesini hem de ileriki yaşamındaki sağlığını etkilemesinin yanında gebe bireyin yetersiz beslenmesinde bebek annenin depolarından kendi ihtiyacını karşıladığından annenin depolarının boşalmasına ve anne adayının sağlığının da olumsuz yönde etkilenmesine neden olur. Özellikle doğum sayısı fazla olup  hamilelik sürecinde beslenmesine dikkat etmeyen annenin yaşı ilerledikçe sağlık sorunlarının sağlıklı beslenen anneye göre daha fazla olduğu gözlenir. Bu sebeplerden hamile birey sabah saatlerinde bol yeşillikli, peynir, yumurta gibi besinlerin eksik olmadığı yeterli bir kahvaltıyla güne başlayıp her ara öğünde kuruyemiş, meyve veya süt tüketimini ihmal etmemeli ve bol bol su içmelidir.Ayrıca üç ana üç ara öğün yapmayı ihmal etmemelidir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Gestasyonel Diyabet Nedir, Belirtileri ve Beslenme Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Yorum Yok

Bir cevap yazın