hindistan cevizi yaği hakkında her şey

Hindistan Cevizi Yağı İle İlgili Detaylı Rehber: Yararları / Zararları


Yağlı bir meyve olan ve çoğunlukla tropikal bölgelerde yetişen hindistan cevizinin tüketimi ülkemizde oldukça sınırlıdır. Hindistan cevizinden elde edilen yağ, birçok ülkede hem gıda hem de kozmetik sektöründe kullanılmaktadır. Son zamanlarda üzerinde yapılan araştırmalarının artmasıyla yeniden gündeme gelmeye başlayan hindistan cevizinin antibakteriyel ve antifungal olması en önemli özellikleri arasındadır.

Hindistan cevizi yağı diğer bitkisel yağların aksine doymuş bir yağdır. Bu yağ diğer yağlara nazaran düşük bir oksidasyon düzeyine sahiptir ve yüksek ısıya dayanıklıdır. Ancak doymuş bir bitkisel yağ olması ve içerisinde bir hayli doymuş yağ asiti barındırması akıllara zararlı bir besin olabileceği düşüncesini getirmektedir.

Yazımızda, hakkında farklı görüşler olan hindistan ceviz yağının kalorisini, besin değerlerini, olası yarar ve zararlarını ele alacağız.

Hindistan Cevizi Yağı Nedir ve Nasıl üretilir?

Güneydoğu Asya ülkeleri ile bazı Afrika ve Amerika ülkelerinde uzun süredir yetiştirilen ve tüketilen bu meyve, gün geçtikçe farklı dünya ülkelerince de tanınmaya başlanmıştır. Tropikal bir meyve olması nedeniyle özellikle fildişi sahilleri,  Malezya, Sri Lanka gibi ülkelerde yetiştirilmekte ve diğer ülkelere ithal edilmektedir. Meyvenin üretim aşamasında tohumu değil direk meyvenin kendisi toprağa ekilmektedir.

Hindistan ceviz yağı ise yaklaşık 10-12 ay boyunca yetişen olgun bir hindistan cevizinin etli, beyaz kısmında elde edilir. Yağının çıkarılması aşamasında farklı metotlar kullanılsa da bu metotların tamamında amaç meyve içerisindeki lif, protein ve suyu uzaklaştırıp saf yağı elde edebilmektir.

Hindstan cevizi yağının çıkarılması aşamasında kullanılan 2 ana yöntem vardır:

Birinci Yöntem: Bu yöntemde yağ kuru hindistan cevizinden yağın preslenmesiyle elde edilir. Uygulama aşamasında taze hindistan cevizinin beyaz kısmı önce kurutulur ve içerisinde bulunan yağ dışarıya preslenir. Bu işlemler esnasında kullanılan ısı ve diğer değişkenler yağın kalitesini, tadını ve dolayısıyla fiyatını etkilemektedir.

İkinci Yöntem: Bu yöntemde ise yağ, kurutulmamış taze hindistan cevizi etinden çıkartılır. Yağ hindistan cevizinin sütü beyaz kısımdan çeşitli işlemlerle ayrılır. Ayrılan bu süt içerisinde su uzaklaştırılarak hindistan cevizi yağı elde edilir. Yağı sudan ayırmak için kullanılabilecek yöntemler arasında kaynatma, fermantasyon, soğutma, enzim ve mekanik santrifüj gibi bir çok yöntem bulunmaktadır. Yine bu yöntemler de yağın kalitesini ve yoğunluğunu etkilemektedir.

Çeşitleri

En yaygın bulunan çeşitleri ve ticari formları şu şekildedir:

  • Virgin hindistancevizi yağı,
  • Rafine edilmiş hindistancevizi yağı ,
  • Kısmen hidrojenlenmiş hindistan cevizi yağı,

“Virgin” formu hindistan cevizi yağının en doğal olan halini ifade etmektedir. Yağın bu çeşidi kalite ve besin değerleri açısından diğer çeşitlerine göre oldukça üstündür.

Hindistan cevizi yağı 24 derecenin üzerinde sıvı, 24 derecenin altında ise katı formda bir yağdır. Ancak içerisinde bulunan çeşitli maddelerin uzaklaştırılması ile daha sıvı ya da katı ticari formlarını elde etmek mümkündür.

hindistan cevizi yağının kalorisi  ve besin değerleri

Besin Değerleri, Kalorisi ve İçeriği

Besin değerlerine baktığımızda; diğer bitkisel yağlara nazaran hindistan cevizi yağında doymuş yağ oranı oldukça yüksektir. Örnek vermek gerekirse zeytinyağında doymuş yağ oranı %12-15 iken, bu değer hindistan cevizi yağında %75-80 lere ulaşmaktadır. Hayvansal bir yağ olan tereyağında ise doymuş yağ oranı %50-60 civarındadır. Bu değerler gösteriyor ki Hindistan cevizi içerisinde bulunan doymuş yağın miktarı tereyağından bile %25-30 daha fazladır.

Oda sıcaklığında katı formda olan bu yağ, diğer doymuş yağlardan farklı olarak yoğun şekilde  orta zincirli trigliserit yani “MCT” içerir. MCT ise orta zincirli yağ asitleri olarak adlandırılan “MCFa” dan oluşur. Bu yağ asitlerinin yoğunluğu sebebiyle hindistan cevizi yağı diğer yağlardan ayrılmaktadır. Çünkü MCT’lerin insan sağlığı üzerine yararlı olabileceğini öngören bir çok çalışma mevcuttur

100 gram Hindistan cevizi yağı için besin değerleri tablosu şu şekildedir:

  • Kalori: 850-900  kcal
  • Yağ: 100g (Yaklaşık %90 doymuş yağ
  • Karbonhidrat: 0 g
  • Protein: 0 g

Besin Değerleri ve Kalorisinin Değerlendirilmesi

  1. Hindistan cevizi yağı yüksek miktarda kalori ve yağ ihtiva eder.
  2. İçerisinde bulunan orta zincirli yağ asitleri Kaprik, Kaprilik ve Laurik asittir. Hindistan cevizi yağının yaklaşık %62-65’lik kısmını MCT’ler oluşturmaktadır.
  3. Hindistan cevizi yağı içerisinde karbonhidrat ve protein yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla lif miktarı sıfırdır.
  4. Bu yağ, diğer yağlar gibi vitamin ve mineral açısından da oldukça fakirdir. İçerisinde sadece düşük düzeyde potasyum ve magnezyum bulunurken, bunların yanında çok az miktarda E ve K vitaminleri bulunur. Ancak yağın içerisinde bulunan bu vitamin ve mineraller o kadar azdır ki çoğu veritabanında vitamin ve mineral miktarı ‘sıfır (0)’ kabul edilir.

Hindistan Cevizi Yağının Yararları

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi hindistan cevizi yağında bulunan doymuş yağ miktarı bir hayli yüksektir. Bu olumlu görünmeyebilir ancak hindistan cevizi yağı içerisindeki doymuş yağın; tereyağı, krema, peynir ve et gibi hayvansal gıdalarda bulunanlardan çok daha farklı olduğu düşünülmektedir. Bu görüş kısmen doğru olsa da doymuş yağın aşırı tüketiminin birçok hastalığa zemin hazırladığı yadsınamaz bir gerçek.

Hindistan cevizi yağının faydalarına dair yapılan çalışmaların %90’ nından fazlasında, içerisinde bulunan MCT ‘ye odaklanılmıştır ve yararlarından bahseden bazı çalışmalarda hindistan cevizi yağı değil izole “MCT” kullanılmıştır. Araştırmalarda kullanılan izole MCT’ler ile hindistan cevizi yağının birebir aynı özellik göstermediği durumlar olabilir. Bu nedenle listelenen tüm yararları ilgili besin karşılayamayabilir.

Son 10 yılda hindistan cevizi yağının yararlarının araştırıldığı birçok çalışma yapılmıştır. Bu araştırmaların üzerinde en çok durduğu konular ise; ağırlık kontrolü, kolesterol regülasyonu, antiviral, antifungal ve antibakteriyel özellikleri ile saç, cilt ve diş sağlığı üzerine etkileri olmuştur.

Bu kısıtlı çalışmalardan çıkan sonuçlara göre, henüz otoriteler tarafından kabul edilmemiş ama bilimsel olarak bir veya birkaç çalışma ile kanıtlanmış olan yararların bir kısmını inceleyelim:

Kolesterol Regülasyonu: Hindistan cevizi yağı, HDL (iyi) kolesterolü artıran ve kalp hastalığı riskinizi azaltan doymuş yağlar barındırmaktadır. Laurik, kaprik ve miristik asitleri içeren kısa ve orta zincirli yağ asitlerinin varlığı kolesterolün kontrol altında tutulmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, MCT’ler kolesterolün taşınmasında veya biyosentezinde etkin olarak rol oynayan bileşiklerdir. İçerisinde çok yüksek oranda (yaklaşık %60) MCT bulunan hindistan cevizi yağının total kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü yükselttiğine dair birçok çalışma bulunmaktadır.

Kemoterapi Komplikasyonları: Yapılan bir çalışmada kemoterapi alan meme kanseri hastalarında günlük olarak virgin hindistan cevizi yağı tüketiminin, fonksiyonel durumu iyileştirdiği ve kemoterapinin yan etkilerine bağlı semptomları azalttığı bildirilmiştir. Bu konu ile ilgili farklı çalışmaların olmaması, görülen etkilerin güvenirliliğini kısmen azaltmaktadır.

Ağırlık Regülasyonu: Hindistan cevizi yağı üzerine yapılan araştırmaların büyük bir yüzdesini, ağırlık regülasyonu üzerine yapılan araştırmalar oluşturmaktadır. Yüksek bir kalori kaynağı olmasına rağmen kilo kaybına olumlu bir etki yapabileceğine dair birçok çalışma mevcuttur. Bu çalışmalar da yine MCT’ler üzerine yoğunlaşılmıştır. MCT’lerin iştah azalması, termogenez, metabolizma hızındaki artış gibi birçok mekanizma ile zayıflamak için kullanılabileceği öngörülmektedir. Bu konu ile ilgili olumlu sonuçlar alan birçok araştırma mevcuttur. Genellikle olumlu sonuçlar diyetteki yağların yerini MCT’lerin alması durumunda kendini göstermektedir. Ancak yapılan çalışmaların sınırlı/ kısıtlı olması ve çalışmaya katılanların uzun dönem takibinin yapılmaması bu hipotezlerin geçerlilik ve güvenirliliğini etkilemektedir. Konunun netlik kazanması için araştırmaların devam etmesi gerekmektedir. (Ağırlık regülasyonu ve hindistan cevizi yağı üzerine daha detaylı bilgiler için Bknz: … )

Böbrek Yetmezliği: Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda; hindistan cevizi yağının akut böbrek yetmezliği olan farelerin, böbreklerinde koruyucu etki gösterdiği bildirilmiştir.

Antiviral Etki: Hindistan cevizi yağında bulunan orta zincirli yağ asitlerinin, grip virüsü ve lipit kaplı virüslere karşı savaştığına inanılmaktadır. MCFA’lar, virüs zarlarınının büyümelerini ve olgunlaşmasını önlemektedir.

Antitrombotik Etki: Virgin hindistancevizi yağının, kan pıhtılarının azaltılmasında yardımcı olabileceği bildirilmiştir.

Antifungal Etki: Hindistan cevizi yağı içerisinde bulunan kaprilik asitin antifungal özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Suda çözünemediği için, mantar hücrelerini koruyan ıslak zarlara saldırabileceği düşünülmektedir. Bu özelliği nedeniyle birçok şampuan markası hindistan cevizi özlü şampuanlar üretmektedir.

Karaciğer Yağlanması: Diyette, hindistan cevizi yağında bulunan MCT’lerle, diğer doymamış yağların yer değiştirilmesinin, non alkolik karaciğer yağlanması için etkili bir tedavi olabileceği düşünülmektedir. Yapılan rat çalışmalarından bu hipotezle aynı paralelde sonuçlar elde edilmiştir,

Epilepsi (Ketojenik Diyet): Özellikle epilepsi tedavisinde kullanılan ketojenik diyetler, çok yüksek yağ ve çok düşük karbonhidrat içermektedir. Bu özellikleri karşılayan hindistan cevizi yağının, özellikle çocukların epilepsi tedavisinde ketojenik diyet elamanı olarak kullanabileceği öngörülmektedir. Ancak henüz bu konuda kapsamlı çalışmalar yapılamamıştır.

Beyin Fonksiyonu: Hızlı ve kolay bir şekilde sindirilebilen orta zincirli yağ asitleri, hindistan cevizi yağının içerisinde yoğun şekilde bulunmaktadır. Bu yağ asitlerinin beyin fonksiyonlarında uyarıcı etkileri olabileceği düşünülmektedir. MCT’lerin sindirimi sonucu oluşan ketonlar beyin için önemli enerji kaynaklarından bir tanesidir. Bu mekanizmanın varlığı hindistan cevizi yağı tüketiminin zihinsel farkındalığı arttıracağı ve bilişsel işlevleri geliştirebileceğini düşündürtmektedir.

Hatalı Beslenme Kaynaklı Semptomları: Yapılan bir çalışmada virgin hindistan cevizi yağının, yüksek rafine karbonhidrat içeren diyetin yol açtığı yağlanma, metabolik ve inflamatuar bozukluklar üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Fareler öncelikle yüksek karbonhidratlı bir diyetle beslenmiş ve metabolik sorunlar geliştirilmiştir. Bu farelere daha sonra farklı dozlarda hindistan cevizi yağı takviyesi yapılmış ve sonuç olarak bu takviyenin daha düşük adipozite ve glikoz toleransı, düşük serum glukozu, ve lipid düzeyleri ile azalmış karaciğer steatozu geliştirdiği görülmüştür.

Genel Sağlık: Yapılan bir çalışmada eskiden günlük kalorilerinin % 60’ından daha fazlasını hindistan cevizi yiyerek karşılayan bölge insanlarının, çok düşük kalp hastalığı oranlarına sahip olduğu ve genel vücut sağlıklarının optimal düzeyde olduğu bildirilmiştir. Ancak bu konu ile ilgili çalışmalar oldukça az ve sınırlıdır.

Saç Sağlığı: Hindistan cevizi yağının saç sağlığı üzerine etkisi ile ilgili yapılan çalışmalarda da yine bu yağ içerisinde bulunan orta zincirli yağ asitlerine odaklanılmıştır. Özellikle laurik asit ve kaprik asit saç sağlığı ile yakından ilişkilidir. Bu konu üzerine yapılan çalışmalarda öne çıkan konu başlıkları: Hindistan cevizi yağının kuru saçlar için nemlendrici etkisi, parlaklık ve yumuşaklık vermesi, saç dökülmesini kısmen önleyebilmesi, kepek problemini kısmen azaltabilmesi,  antiviral, antifungal ve antibakteriyel özellikleri ile genel saç sağlığının korunmasıdır. Birçok ticari şampuan içerisinde bulunan bu yağın saç üzerine etkilerinin tam olarak anlaşılması için daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.

Cilt Sağlığı: Hindistan cevizi yağının cilt sağlığı üzerine etkisine dair literatürde birçok çalışma vardır. Bu çalışmalarda en çok göze çarpan yararlar arasında; akne tedavisinde kullanımı, kuru ciltler için nemlendirici özelliği, aninflamatuar etkisi ile birçok dermatolojik hastalığa karşı olumlu etki göstermesi sayılabilir. Birçok ticari kozmetik ürününün içerisinde hindistan cevizi yağı bulunmaktadır.

Yara İyileşmesi: Hindistan cevizi yağı enfekte bölgelere uygulandığında, bu bölgede toz, hava, mantar, bakteri ve virüslerden koruyan kimyasal bir tabaka oluşturur. Bu nedenle geleneksel tıpta yara pansuman ve tedavilerinde kullanıldığı bilinmektedir.

Alzheimer: Yapılan bir çalışmada orta zincirli trigliserit tüketiminin, alzheimer’ın daha hafif seviyelerinde olan hastalarda beyin fonksiyonlarında iyileşmeye yol açtığı görülmüştür. Hindistan cevizi yağında da bu triglisertilerin bulunması alzheimer tedavisinde kullanılabileceği düşüncesini akla getirmiştir. Ancak bu konu ile ilgili henüz bir çalışmaya ulaşılamamıştır.

Hormon Dengesi: Hindistan cevizi yağı, içerdiği laurik asit sayesinde hormon dengesinin korunmasına yardımcı olabilir. 2012 yılında Filipinler’de yapılan bir çalışmada, menapoz dönemimde hindistan cevizi yağı tüketiminin, hormon dengesini sağlayabileceği ve ayrıca östrojen seviyelerini de olumlu etkileyebileceği ileri sürmüştür.

Diş Sağlığı: Hindistan cevizinde bulunan laurik asit, ağız kokusuna, diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına neden olan bu mikroorganizmalarla savaşabilir.  Özellikle diş çürümesinin önde gelen bir nedeni olan Streptococcus Mutans denilen bir oral bakterinin öldürülmesinde bu yağ oldukça etkilidir. Bazı çalışmalarda diş çürüğüne ve diş plaklarına karşı da etkili olabileceği de öngörülmektedir. Ancak henüz ADA gibi büyük otoriteler diş sağlığı için hindistan cevizi yağını tam anlamıyla önermemektedir. Aynı şekilde hindistan cevizi yağının diş beyazlatma üzerine etkisinin olduğuna dair henüz kesin sonuçlar elde edilememiştir.

hcy zararları nelerdir

Hindistan Cevizi Yağının Zararları

Her ne kadar henüz otoritelerce kabul edilmese de birçok yararı olduğuna inanılan hindistan cevizi yağının bir doymuş yağ olması, bu kadar faydasına kıyasla  “Hiç mi Zararı Yok?” sorusunu akıllara getirmektedir. Bu yağın olası zararları şu şekildedir:

Hindistan cevizi yağının sağlık üzerine mucizevi yararları olduğuna dair birçok araştırma, haber ve demeç bulunmaktadır. Ancak verilen bu bilgilerde ve yapılan çalışmalarda hiçbir zaman uzun dönemli etkilere odaklanılmamıştır. Çalışmalarda genellikle anlık sağlanan yararların etkisi tek yönlü olarak ele alınmıştır. Ayrıca yapılan çalışmalarda örneklemler küçük ve imksanlar oldukça sınırlıdır. Bu da çalışmaların çok güçlü bilimsel temellere dayandırılmasını mümkün kılmamaktadır. Ancak buna rağmen bu besin kamaoyuna adeta bir mucize olarak gösterilmiştir.

Şunu biliyoruz ki hiçbir besin kendi başına mucizeler yaratamaz! Ancak gıda sektörünün serbest piyasada çok büyük bir yer kaplaması ve pazarlanmak istenen gıdaların reklam faaliyetleri ile olduğundan çok daha farklı gösterilmeye çalışılması bazı algı değişiklerine sebep olabilmektedir. Bu da her dönem farklı popüler besinlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Hindistan cevizi yağının olası zararlarına dair yapılan çalışmalar, yararlarının kanıtlanmaya çalışıldığı araştırmalara göre oldukça azınlıktadır. Bu nedenle zararlarının varlığı konusunda kesin bir yargıya varmak doğru değildir. Buna rağmen içerisinde bulunan bazı besin ögelerinin varlığı olası birçok zararı beraberinde getirebileceği bir gerçektir. Bazı uzman ve araştırmacılar hindistan cevizi yağının yararlarını savunsa da bazıları aksine oldukça zararlı bir besin olduğunu iddia etmektedir.

Nasıl ki Hindistan cevizi yağının yararlarına dair varsayımlarda içerisinde bulunan MCT’ye odaklanılmış ise, zararlarına odaklanılan çalışmalarda ise “Doymuş Yağlar” a odaklanılmıştır. Birçok sağlık otoritesi doymuş yağlardan alınan enerjinin, günlük alınan toplam enerjinin %10’undan fazla olmaması gerektiğini bildirmiştir. Bu konuda daha detaylı bilgi için Bknz: Doymuş Yağlar ve Zararları

Hindistan cevizinin olası zararlarına yakından bakalım:

  • Hindistan cevizi yağı içerisinde hayvansal katı yağlardan daha yüksek oranda doymuş yağ bulunur. İçerisinde bulunan doymuş yağın toplam yağa oranı %80 den fazladır ki bu değer tereyağında dahi %60 bandındadır. Yıllarca süren araştırmalarda doymuş yağların LDL kolesterolü yükseltebileceğine dair bir çok kanıt mevcuttur. Bununla beraber Hindistan cevizi yağının her ne kadar HDL yani iyi kolesterolü de yükselteceği düşünülse de ateroskleroz gibi bir kalp ve damar hastalığına zemin hazırlayabileceği de düşünülmektedir. Ayrıca bazı çalışmalar sürekli olarak hindistancevizi yağının tüketiminin düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (LDL) artırdığını ve dolayısıyla kardiyovasküler sağlığı olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir. Bu konuda yarar ve zarar dengesi henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.
  • Bu yağın her ne kadar çeşitli mekanizmalar ağırlık regülasyonu üzerinde olumlu etkileri olabileceği düşünülse de bu yağ da diğer yağlar gibi ciddi miktarda kalorisi düzeyine sahiptir. İştah, bazal metabolizma ve termojenik etki gibi çeşitli mekanizmalara etki ederek kilo verdirebileceğine inanılan Hindistan cevizinin bu etkileri henüz kesin olarak otoritelerce kabul görmüş değildir. Bununla beraber Hindistan cevizi yağının 100 gramı yaklaşık 900 kaloriye tekabül etmektedir ki bu değer günlük alınması gereken kalori düzeyinin (kişiye göre değişir) neredeyse yarısını oluşturmaktadır. Sadece bir çorba kaşığı dahi yaklaşık 120-130 kcal arasındadır. Kalori yoğunluğu bu kadar yüksek olan bir besini sıklıkla tüketmek veya ara arada olsa yüksek dozlarda almak kilo alımına neden olabilir. Aşırı kilonun ise birçok metabolik hastalığa yol açtığını unutmamak gerekir. Her besinde olduğu gibi Hindistan cevizinde de ölçüyü kaçırmamak oldukça önemlidir.
  • Hindistan cevizi yağının içerisinde bulunan sülfatın bazı gastrointestinal sistem hastalıklarına neden olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca bu besinin fazla tüketiminin ishale yol açabileceği bildirilmiştir.
  • Birçok besine karşı olduğu gibi hindistan cevizine karşıda alerji geliştiren kişilerin sayısı oldukça fazladır. Alerjisi olan bir bireyin hindistan cevizi yağı tüketmesi de birçok semptomun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bunlar içerisinde en çok görülenler:  mide bulantısı, döküntü, egzama, kusma, anaflaksi ve kalp atışındaki hızlanmadır.
  • Bu yağ içerisinde bulunan diethanolamid’in insan sağlığı üzerine zararlı olabileceğine dair görüş bildirilmiştir. Özellikle hindistan cevizi yağı içeren sabunların bu diethanolamid nedeniyle dermatolojik sorunlara yol açabileceği düşünülmektedir. Ancak bu konuda yapılan çalışamalar genellikle hayvan deneyleri ile sınırlıdır ve onlarda dahi çoğunlukla net veriler elde edilememiştir.
  • Hindistan cevizi yağında bulunan ve birçok yararı olması nedeniyle bu yağın diğer yağlardan ayrılmasını sağlayan orta zincirli trigliseritler yani MCT’ler direkt olarak karaciğerde metabolize olurlar. Bu nedenle aşırı dozlara maruz kalınması durumunda karaciğer strese neden olabilir ve bazı komlikasyonlar geliştirebilir. Ayrıca bu yağa karşı uzun süre yüksek doz maruziyetin baş ağrısına neden olabileceği bildirilmiştir.
hindistan cevizi yağı kullanım alanları nelerdir

Kullanım Alanları

Hindistan cevizi yağının gıda ve kozmetik sektöründe birçok kullanım alanı mevcuttur. Bu yağ;

  • Yemeklerde,
  • Bazı paketli gıda ürünlerinde,
  • El ve yüz kremlerinde,
  • Sabunlarda,
  • Şampuanlarda
  • Saç kremlerinde
  • Vücut losyonlarında,

ve diğer birçok kozmetik ürünlerinde sıklıkla kullanılmaktadır

Ticari Markalar, Satın Alınabilecek Yerler ve Ortalama Fiyatları

Daha önce birkaç marka ile sınırlı oran bu ürünün son yıllarda sürekli reklamının yapılması ve üzerine yapılan araştırmaların artmasıyla onlarca firma üretime başlamıştır.

Ülkemizde satılan bazı Hindistan cevizi yağı markalarının listesi şu şekildedir:

  • The LifeCo
  • Arifoğlu
  • Procsin
  • Naturlife
  • Botalife
  • Cerrino
  • Belen
  • Origo
  • Vesile
  • Mecitefendi
  • Shıffa
  • Arinnas
  • Crede
  • Talya
  • Yelken
  • Hayfene
  • Tito
  • Piping Rock
  • Mera
  • Ecolife
  • Zade Vital
  • City Farm
  • Dr. Georg

Fiyatlarına gelecek olursak, yağın kalitesi ve üretim şekline göre çok geniş bir fiyat yelpazesi mevcuttur. Ürünler genellikle düşük gramajlı kutularda satılmaktadır. Gramajlarına ve kalitesine göre de fiyatlar değişkenlik göstermektedir. Kilogram bazında bir fiyatlandırma yapacak olursak ortalama fiyat aralığı 50 TL ile 150 TL arasında değişmektedir. Ancak düşük gramajlarda satıldığından dolayı uygun fiyatlarla küçük paketler temin etmek mümkündür.

Peki nereden temin edebilirsiniz?
Hindistan cevizi yağını eczanelerden, süper marketlerden, aktarlardan ve internet üzerinden temin etmek mümkün. Ürünü satın alırken saf findistan cevizi yağı olmasına (virgin), herhangi bir aromatik madde ile karıştırılmamış olmasına, markanın güvenilir olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Sonuçlar ve Diyetisyen Yorumu:

  1. Üzerinde yüzlerce araştırma yapılmasına ve olumlu sonuçlar alınmasına rağmen bu besinin dünya sağlık otoritelerince birçok konuda henüz işlevselliği kabul edilmemiştir. Bu durumun temel nedeni ise ilgili besin üzerine yapılan araştırmaların genellikle belirli bir standardın üzerine çıkamamasıdır. Son zamanlarda sayısı bir hayli hızlı şekilde artan çalışmalarda, örneklemler genellikle bir hayli küçüktür. Üstelik çalışmaların neredeyse tamamında uzun dönem etkilerine odaklanılmamıştır. Bu hususlar araştırmaların güvenirliğini ciddi anlamda etkilemektedir. Ayrıca birçok çalışmada kontrol grubunun olmaması ve diğer dış faktörlerin her katılımcı için standartlaştırılmamış olması akla birçok soru işaretini getirmektedir. Elbette Hindistan cevizi yağı üzerine geniş kapsamlı, kontrollü çalışmalarda mevcut ama tüm çalışmalar içinde oranları bir hayli düşük.

  2. Hindistan cevizi yağının yararları lanse edilirken genellikle içerisinde bulunan MCT’ye odaklanılmıştır. Birçok kaynakta yararları sıralanırken aslında hindistan cevizi yağının değilde, izole / ticari MCT’lerin sağlık üzerine etkileri ile ilgili çalışmaların sonuçları esas alınmıştır. Bu yağ nispeten yüksek MCT konsantrasyonuna sahip olduğu için bakış açısı yanlış değil ancak ticari MCT yağlarının klinik yararları hindistancevizi yağına olduğu gibi genelleştirilemez. Yararların genelleştirilebilmesi ve kesin olarak kanıtlanabilmesi için çalışmalarda direkt olarak Hindistan cevizi yağı kullanılmalıdır. Elbette direk bu yağ ile yapılan çalışmalar da vardır ancak şu aşamada çalışmalar yeterli ve (birkaçı hariç) güvenli değildir.
  • Şu bir gerçek ki yağların kararında alımı ve doğru seçimlerin yapılması vücuda bir takım faydalar sağlamaktadır ancak yağların fazla tüketimi insan sağlığını birçok yönden olumsuz etkilemektedir. Hindistan cevizi yağının trans yağı içeren bitkisel yağlardan, margarinlerden ve diğer birçok yağdan daha sağlıklı olduğu bir gerçek. Ayrıca bir doymuş yağ olan Hindistan cevizi yağından gelen kalori günlük alınan toplam kalorinin %10’nunu geçmemelidir.
  • Yapılan araştırmaların birçoğu bu yağın kilo kaybı üzerine etkili olabileceğine dair sonuçlar çıkarmıştır. Kilo kaybı üzerine olan etkisinin sürekli ön planda tutulması pazarlama stratejisinin önemli bir adımıdır. Ancak şu bir gerçek ki hiçbir besinin tek başına kilo verme üzerine direkt etkisi olmayacağı gibi hindistan cevizi yağının da tek başına böyle bir işlevi olduğu düşünülememez. Ancak diyette kısmi tüketiminin olumlu etkiler yapabileceğine dair çalışmalar mevcuttur. Bu nedenle ağırlık regülasyonu için bir mucize etkisi yaratması beklenmemelidir!
  • Her dönem belirli besinler, çaylar, bitkiler popüler olmaktadır. Özellikle gıda sanayisinin gücü, çeşitli metodlarla  insanlarda çok kolay algı değişikliği yaratabilmektedir. Hindistan cevizi yağı ile ilgili araştırmaların artması, haberlerin çıkması, bazı ünlü kişilerin ve otoritelerin sürekli olarak bu besinin üzerinde durması hindistan cevizi yağının satışlarını katbekat arttırmıştır. Bilinçli bir tüketici besinin geçmişini, faydasını, zararını en iyi şekilde analiz edebilmeli ve bir çok uzmanın bilimsel görüşünü aldıktan sonra ilgili besini diyet planına dahil etmelidir. Aksi durumda her sene bu tarz popüler besinler ortaya çıkmaya, bilinçsiz kullanıcılar da bu besinleri sürekli almaya devam edecektir.
  • Hindistan cevizi yağının uygulanan diyet programına ilave olarak alınması, faydalarından istifade edilmesini oldukça zorlaştırmaktadır. Çünkü normal diyetle alınan yağların miktarı ilave eklenen Hindistan cevizi yağı ile birleşince abartılı bir yağ alımı söz konusu olacaktır. Bu durum faydadan çok zarar getirecektir. Burada dikkat edilmesi gereken durum şu; bu besinin yararlarından istifade edebilmek için günlük standart yağ alımının üzerine tüketilmemesi, bunun yerine diyette bulunan bazı yağlar ile yer değiştirilmesi gereklidir. Ek olarak bu doymuş yağı birincil kaynak olarak görmek de uzun dönem etkileri bilinmediği için tehlike arz etmektedir. Birincil kaynağın zeytinyağı gibi daha tanınan bir yağ olması sağlığın idamesinde oldukça önemlidir. 
  • Sonuç olarak dönemin popüler besini olan hindistan cevizi yağı bir pazarlama stratejisi olarak olduğundan çok daha özellikli ve mucizevi gösterilmiştir. Bu konuda yapılan yayınlar bu tarih itibariyle hala yetersizdir. Bu besinin muhteviyatı gereği içerisinde bulunan ögelerin, insan sağlığı için birçok yararı olduğu yadsınamaz bir gerçek ancak doz ve süre ilişkisi hala net değil. Uzun dönemde görülebilecek zararların ön görülmemesi ve çalışmaların birçoğunun şu aşamada güvenilir olmaması sebebiyle temkinli hareket edilmesinde yarar var. Şu aşamada bu besinin olası yararlarından istifa etmek ve yine olası zararlarından kaçınmak için çok sık olmamak kaydıyla zaman zaman diğer yağlar ile yer değiştirilerek kullanılması en akılcı çözüm olacaktır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Yoğurdun Faydaları ve Besin Değerleri başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Yorum Yok

Bir cevap yazın