Kabuklu Deniz Ürünleri

Kabuklu deniz ürünleri, insan sağlığına olan faydaları sayesinde günümüzde popüler besinler arasında yer almaktadır. Bu yazımızda en sık tüketilen başlıca kabuklu deniz ürünlerinin insan sağlığına yararları, zararları ve sağlıklı beslenmede yer alıp almaması gerektiği hakkında bilgiler vereceğiz.

Dünyada su ürünleri tüketimi yılda kişi başı ortalama 12,2 kg ve Avrupa Birliği ülkelerinde su ürünleri tüketimi yılda kişi başı ortalama 19,3 kg’dır. Türkiye’de ise üç yanı denizlerle çevrili bir ülke olmasına ve balık türleri ile kabuklu deniz ürünleri potansiyeline sahip olmasına rağmen dünya ortalamasına göre oldukça düşük bulunmuş olup yılda kişi başı ortalama 6,2 – 8,5 kg olarak belirtilmiştir.

Kabuklu deniz ürünleri nelerdir

Öncelikle kabuklu deniz ürünlerinin neler olduğundan bahsedelim. Kabuklu deniz ürünleri denince aklımıza ilk gelenler midye ve karides olmaktadır. Bunların haricinde yengeç, istakoz ve istiridye de başlıca kabuklu deniz ürünleri arasında yer almaktadır.

  • Midye; ülkemizde en fazla tanınan ve tüketilen kabuklu deniz ürünüdür. Soğuk ve sıcak yemek çeşitleri olarak tüketilebilir. Dolma, pilav, tava, ızgara, pilaki, güveç gibi yemeklerin hazırlanmasında kullanılır. Sokaklarda bile satılan, en kolay ulaşılan kabuklu deniz ürünüdür.
  • Karides; çeşitli boylarda ve renklerde bulunur. Haşlama, salata, kokteyl, güveç, ızgara ve sos yapımlarında kullanılır.
  • Yengeç; halk arasında çalpara ve çağanoz diye de bilinmektedir. Etleri en az istakoz kadar lezzetlidir. Kızartma, buğulama ya da haşlama olarak yapılmaktadır. Soğuk olarak çeşitli soslarla beraber tüketilmektedir.
  • İstakoz; kabuklu deniz ürünlerinin arasında en lezzetli aynı zamanda en pahalı olanıdır. Canlı iken siyahımsı renklerde olmasına rağmen piştiği zaman kırmızıya dönmektedir. Genellikle haşlama, çorba, salata olarak veya mayonezli/soslu yemekleri hazırlanır.
  • İstiridye; ülkemizde pek fazla bilinmemekte ve tüketilmemektedir. Bu kabuklu deniz ürünü daha çok Amerika ve Avrupa’da yaygın tüketilmektedir. Bazı ülkelerde sadece lüks bir gıda olarak tüketilmekte iken bazı ülkelerde ise temel gıda halini almıştır. Deniz suyunu süzerek içindeki organizmalarla beslendiğinden dolayı mutlaka denizin temiz olduğu yerlerden toplanması gerekmektedir. Genel olarak kasım ve mart ayları arasında yenilmesi tavsiye edilir. Yaz aylarında üreme döneminde olduklarından içlerinde oluşan kimyasallardan dolayı yenilmesi durumunda zehirlenme riski artmaktadır. Bu kabuklu deniz ürünü genelde çiğ olarak tüketilir. Pişirildiğinde ızgarası ve pilakisi yapılmaktadır. Midyeye göre daha lezzetlidir. İstiridye, dünyada en fazla yetiştiriciliği yapılan kabuklu deniz ürünüdür. Birçok yerde denizden yeterli miktarda elde edilemediği için yetiştiricilik yapılmaya başlanmıştır. İstiridye, midyeden çok daha kıymetli ve lezzetli olup balıkçı tezgahlarında ve gurme restoranlarında aranan bir deniz ürünüdür.
  • Böcek (langust); diğerlerine göre daha az tüketilen langustu istakozdan ayıran en önemli özelliği makaslarının olmamasıdır. Mutfaklarda ise hazırlama ve sunumda istakozla eş değerde tutulmaktadır. Ülkemizde Ege, Marmara ve Akdeniz’de yaşar.
  • Deniz tarağı; pahalı deniz ürünleri arasında yer alması sebebiyle çok fazla tüketilmemektedir. Çok az pişirilmesi gerekir aksi durumda kauçuk haline gelip lezzeti tamamen değişmektedir. İstiridyeye benzer görünümdedir.

Yukarıda saydıklarımıza oranla daha az tüketilen kabuklu deniz ürünleri ise  kerevit, deniz kestanesi, kidonya, deniz kulağı (abolone), vongole, aquadis, rapana olarak sayılabilir.

 

Sağlıklı Besleneme de ki yeri

Başlıca protein bakımından kaliteli bir kaynak olmanın yanında yararlı fonksiyonel yağ çeşitlerini [tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri, omega-3, omega-6, DHA, EPA ve daha birçok yararlı biyoaktif bileşeni (antioksidanlar, vitaminler, mineraller vb.)] içermektedirler. Bu özellikleri sayesinde çeşitli hayvansal besinlerden daha değerli olarak sayılmakta ve sağlığa çeşitli yararları bulunan anlamında ‘fonksiyonel gıda’ kategorisinde yer almaktadır.

kabuklu deniz ürünlerinin besin değerleri ve besin örüntüsü

Besin değerleri ve Besin Örüntüsü

Başlıca kabuklu deniz ürünleri olan midye, karides, yengeç, istakoz ve istiridye; yeterli ve dengeli beslenmede tüketilen proteinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olması gerektiği düşünüldüğünde tüm bireyler için balıklardan sonra protein değeri yüksek su ürünleri olarak sayılmaktadır. Yüksek kaliteli protein kaynağı olmanın yanında iyot, fosfor, çinko, B3 vitamini, B12 vitamini ve E vitamini de içeren kaynaklardır.

Kabuklu deniz ürünleri çoğu beyaz ete (tavuk eti, hindi eti vb.) hatta balık etlerine kıyasla daha az miktarda doymuş yağ asidi ve daha fazla miktarda doymamış ya asidi içermektedir.

Deniz ürünleri özellikle kabuklu deniz ürünleri esansiyel yani dışarıdan besinlerle alınması zorunlu aminoasitler (proteinlerin en küçük yapı taşları) için iyi bir kaynaktır.

Midye; 1 porsiyonu; 60 kalori olup, yaklaşık 9 gram protein ve 1.2 gram yağ içermektedir. Yağ içeriği düşüktür fakat kolesterol içeriği de unutulmamalıdır , 1 porsiyonda 113 mg kolesterol içermektedir. Fosfor içeriği yaklaşık 180 mg olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük fosfor gereksinmesinin %25’ini karşılamaktadır. 1 porsiyonundaki sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 3-4 katı kadardır. Demir içeriğine bakıldığında 1 porsiyonunda 4.6 mg içermekle yetişkin kadınlarda %25 ve yetişkin erkeklerde %50 oranında gereksinimi karşılamaktadır. Çinko içeriği 2.5 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük çinko gereksinmesinin %25’ini karşılamaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerde günlük omega-3 gereksinmesinin yaklaşık %20’sini karşılamaktadır. İyot içeriğine baktığımızda ise günlük gereksinmemizin %80’ini karşılamaktadır. B12  vitamini içeriği 1 porsiyonunda 7.2 mcg olup gereksinimin 3 katı kadardır. Midyeler, çoklu doymamış yağ asitlerinden olan oleik asit için de önemli bir kaynaktır.

Karides; 1 porsiyonu yaklaşık 120 kalori olup yüksek protein, düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeriğine sahiptir. Tıpkı midyede olduğu gibi düşük yağ içeriğine rağmen sahip olduğu kolesterol miktarı göz önünde bulundurulmalı ve 1 porsiyonunda 190 mg kolesterol bulundurduğu unutulmamalıdır. E vitamini içeriği 4.3 mg olup bir porsiyonu yetişkin kadın ve erkekte gereksinimin yaklaşık %25’ini karşılamaktadır. Midye ile aynı şekilde 1 porsiyonundaki sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 3-4 katı kadardır. Fosfor içeriği 207 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük fosfor gereksinmesinin %30’unu karşılamaktadır. Çinko içeriği 2.7 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük çinko gereksinmesinin %25’ini karşılamaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerde günlük omega-3 gereksinmesinin yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. İyot içeriğine baktığımızda ise günlük gereksinmemizin %70’ini karşılamaktadır.

Yengeç; 1 porsiyonu 80 kalori olup karidese benzer şekilde yüksek protein, düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeriğine sahiptir. Midye ve karideste de olduğu gibi düşük yağ içeriğine rağmen sahip olduğu kolesterol miktarı göz önünde bulundurulmalı ve 1 porsiyonunda 123 mg kolesterol bulundurduğu unutulmamalıdır. E vitamini içeriği 3.2 mg olup bir porsiyonu yetişkin kadın ve erkekte gereksinimin yaklaşık %20’sini karşılamaktadır. Sodyum içeriği karides ve midyeye göre biraz daha düşüktür fakat 1 porsiyonundaki sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 2-3 katı kadardır. Fosfor içeriği 190 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük fosfor gereksinmesinin %27’sini karşılamaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerde günlük omega-3 gereksinmesinin yaklaşık %35’ini karşılamaktadır. İyot içeriğine baktığımızda ise günlük gereksinmemizin %50’sini karşılamaktadır.

İstiridye;  1 porsiyonu  63 kalori olup diğer kabuklu deniz ürünleri ile benzer şekilde yüksek protein, düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeriğine sahiptir. Bahsettiğimiz diğer kabuklu deniz ürünlerinde de olduğu gibi düşük yağ içeriğine rağmen sahip olduğu kolesterol miktarı göz önünde bulundurulmalı ve 1 porsiyonunda 123 mg kolesterol bulundurduğu unutulmamalıdır. Sodyum içeriği diğer kabuklu deniz ürünlerine göre biraz daha düşüktür fakat yengeçte olduğu gibi 1 porsiyonundaki sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 2-3 katı kadardır. Fosfor içeriği 140 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük fosfor gereksinmesinin %20’sini karşılamaktadır. Demir içeriğine bakıldığında 1 porsiyonunda 6.7 mg içermekle yetişkin kadınlarda %37 ve yetişkin erkeklerde %67 oranında gereksinimi karşılamaktadır. Çinko içeriği ise 85 mg olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde gereksinmenin tam 8.5 katıdır. Yetişkin kadın ve erkeklerde günlük omega-3 gereksinmesinin yaklaşık %35’ini karşılamaktadır. İyot içeriğine baktığımızda ise günlük gereksinmemizin %40’ını karşılamaktadır. B12  vitamini içeriği 14.2 mcg olup gereksinmenin 6 katı kadardır.

İstakoz 1 porsiyonu 88 kaloridir. Tıpkı diğer kabuklu deniz ürünleri gibi  yüksek protein, düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeriğine sahiptir. İstakozdaki kolesterol miktarı diğer tüm kabuklu deniz ürünlerinden düşük olup 100 mg’dır. 1 porsiyonundaki sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 4-5 katı kadardır. Fosfor içeriği 233 mg olup olup yetişkin kadın ve erkek bireylerde günlük fosfor gereksinmesinin %33’ünü karşılamaktadır. Yetişkin kadın ve erkeklerde günlük omega-3 gereksinmesinin yaklaşık %25’ini karşılamaktadır. İyot içeriğine baktığımızda ise günlük gereksinmemizin %45’ini karşılamaktadır.

  • (Günlük fosfor gereksinmemiz: 700 mg)
  • (Günlük iyot gereksinmemiz: 150 mcg)
  • (Günlük demir gereksinmemiz: 18 mg (kadınlar), 10 mg (erkekler))
  • (Günlük çinko gereksinmemiz: 10 mg)
  • (Günlük omega-3 gereksinmemiz: 1.1 mg)

kabuklu deniz ürünleri porsiyon ölçüleri

Ne kadar tüketilmeli

Midye 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 1 porsiyon midye; 3 adet orta boy midyeden oluşmakta olup 90 gramdır.

Karides 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 1 porsiyon karides; 5 adet orta boy karidesten oluşmaktadır ve 100 gramdır.

İstakoz 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 1 porsiyon istakoz 100 gramdır.

Yengeç 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 1 porsiyon yengeç 85 gramdır.

İstiridye 1 porsiyon olarak tüketilebilir. 1 porsiyon 3 adet orta boy istiridyeden oluşup 100 gramdır.

Kabuklu deniz ürünleri tüketildiği zaman 1 porsiyon olarak tüketilmelidir. Daha fazlası birazdan da sayacağımız risklerden dolayı tüketilmemeye çalışılmalıdır. Yine aynı riskler sebebiyle her gün tükettiğimiz besinler gibi çok sık beslenmemizde yer almamalıdır.

Kabuklu deniz ürünlerinin yararları

Yukarıda da saydığımız üzere kabuklu deniz ürünleri çeşitli mineral ve vitamin gereksinmemizin karşılanmasında rol oynar.

Bunların dışında midyede önemli miktarda bulunan oleik asit, kötü huylu kolesterol olan LDL’yi düşürmeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kalp ve damar sağlığını koruması, kemik gelişimine yardımcı olması, sinir sistemi ve prostat sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır. Midyede diğer yağ asitlerine oranla çoklu doymamış yağ asitleri daha fazla bulunmaktadır. Çoklu doymamış yağ asitleri omega-3 ve omega-6’dır. Omega-3 yağ asitlerinden olan alfa-linolenik asit ve omega-6 yağ asitlerinden olan linoleik asit vücut için elzem yani dışarıdan besinlerle alınması zorunludur. Kabuklu deniz ürünlerinde beyin gelişiminde etkili olan EPA ve DHA düzeyleri de çok yüksektir. Bahar döneminde midyelerin yumurtlama yüzdesi fazla olduğundan bu aylarda tüketilen midyelerin protein ve yağ içeriğinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir.

Karidesler, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan boyları 5 ile 30 cm arasında değişen ekonomik değeri yüksek kabuklu deniz ürünleridir. Yengeç ve istakoz gibi karides eti de balığa oranla daha yüksek kolesterol içeriğine sahiptir. Buna karşın sığır eti gibi kırmızı etlere ve kümes hayvanı etleriyle karşılaştırıldığında daha az doymuş yağ içeriğine sahip olup sağlıklı ve besleyici etlerdir. Glutamik asit isimli madde karideslerin lezzetine katkıda bulunur.

Karidesin içerdiği yüksek miktardaki glutamik asit, karbonhidrat ve yağ metabolizmasında gereklidir. Sinir sisteminde heyecan duygularıyla ilgili beyin ve omurilikteki sinir hücrelerinin haberleşmesinde görev almaktadır. Ayrıca bel kemiği sıvısına potasyum taşınmasını sağlamaktadır. Bunların yanında davranış bozuklukları ve kas gelişim bozuklukları tedavisinde kullanılmaktadır.

Kabuklu deniz ürünleri elzem aminoasitler yani dışarıdan alınması zorunlu aminoasitler için de iyi bir kaynak olmaktadır.

kabuklu deniz ürünleri zararları nelerdir

Zararları

Bütün kabuklu deniz ürünleri potansiyel olarak zehirlenmeye neden olma riskine sahiptir. Kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi, bu besinler yoluyla zehirlenmeden korunmanın kesin ve tek yoludur fakat yetkililerin şu şekilde bir açıklaması mevcuttur:

Denizlerde yaşamakta olan algler toksin (zehirli madde) üretmektedir. Denizlerdeki yosun ve bitkiler bu toksini barındırabilmektedir. Kabuklu deniz ürünlerinin toksin içeren deniz yosunu ve bitkilerini tüketmesi sonucu bu toksinler kabuklu deniz ürünlerin vücudunda birikmektedir. Vücudunda toksin birikmiş olan kabuklu deniz ürünlerinin insanlar tarafından tüketilmesiyle de felce kadar yol açabilecek şiddette zehirlenme meydana gelebilmektedir. Genel olarak saksotoksin adı verilen bu toksinler farklı türde zehirlenmelere neden olabilmektedir.

Kabuklu deniz ürünleri zehirlenmesine tüm kabuklu deniz ürünleri neden olabilir. Fakat özellikle Pasifik Okyanusu’ndan ve Meksika Körfezi’nden toplanan kabuklu deniz ürünleri daha fazla risk taşımaktadır. Denizlerde yaşayan yosunların çiçeklenme döneminde avlanan kabuklu deniz ürünlerini tüketmemek bu tür zehirlenmelerden korunabilmek için en iyi yoldur denebilir.

Zehirlenme türleri şu şekilde sıralanabilir:

PSP; Hastalığın belirtileri hemen ortaya çıkmaktadır. Kabuklu deniz ürünüyle alınan toksin miktarına da bağlı olarak vücuda alımından sonra yarım saat ile 2 saat arasında değişen sürede belirtiler görülür. Ciddi durumlarda solunum yetmezliğine kadar gidebilir. Toksin vücuda alındıktan sonra 12 saat içerisinde solunum desteği verildiğinde genellikle tam iyileşme görülebilmektedir.

DSP; PSP’de olduğu gibi kabuklu deniz ürünüyle alınan toksin miktarına da bağlı olarak yarım saat ile 2-3 saat arasında değişen süre içerisinde belirtiler ortaya çıkmakta olup 2-3 gün içinde de belirtiler son bulmaktadır. Daha sonra hiçbir etki gözlenmeyecek şekilde tam iyileşme gerçekleşmektedir.

NSP; PSP ve DSP’den farklı olarak zehirlenme belirtileri birkaç dakika ile birkaç saat arasında değişen sürede görülebilmektedir. Birkaç saat ile birkaç gün içinde belirtiler son bulmaktadır ve tam iyileşme gerçekleşmektedir.

ASP; Bu tür zehirlenmede 24 saat içinde gastrointestinal sistemde belirtiler görülmeye başlamakta 48 saat içinde de nörolojik sistemde belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu zehirlenme türü çoğunlukla yaşlı bireylerde gözlenmekte olup Alzheimer hastalığına benzerlik göstermektedir.

Toksin madde içeren kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmesi ile zehirlenme, toksin çeşidine, toksin miktarına ve tüketilen kabuklu deniz ürününün miktarına bağlı olarak çeşitli belirtilere neden olabilmektedir. PSP’de belirtiler ağırlıklı olarak nörolojik olmaktadır ve uyuşukluk, uyku hali, yanma, sızlama, solunum güçlüğü ve konuşma zorluğu görülebilmektedir. DSP, NSP ve ASP türü zehirlenmelerde belirtiler daha az belirgin olmaktadır. DSP’de belirtiler ağırlıklı olarak gastrointestinal sistemde meydana gelmektedir ve bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve üşüme görülebilmektedir. NSP’de ise gastrointestinal ve nörolojik sistemin her ikisinde de belirtiler görülmekte olup dudakta, dilde ve boğazda sızlama ve uyuşukluk, baş dönmesi, kas ağrıları, ishal, kusma, sıcak-soğuk hissinde algısızlaşma gibi belirtiler mevcuttur. ASP’de gastrointestinal ve nörolojik sistemde belirtilere neden olmaktadır.

Kabuklu deniz ürünleri için tehlike oluşturma riski olan ağır metaller özellikle civa, kurşun, kadminyum ve arseniktir. Ağır metallerin rutin olarak düşük düzeylerde alınması da sağlık için risk oluşturmaktadır.

Zararlarından korunmak adına satın alırken bazı noktalara dikkat edebilirsiniz. Kabuklu deniz ürünlerini satın alırken taze ve mümkünse canlı almanız daha iyidir. Çünkü bekleme süreleri çok uzun değildir, özellikle midye ve istiridye yaz aylarında normalden çok daha hızlı bayatlar ve zehirleyecek kadar bozulurlar.

Midye satın alınırken duyusal açıdan, parazit, solucan ve sünger tahribatına uğramamış olmalı ve gözle görülebilir yabancı madde bulundurmamalıdır. Midye bütün olmalı, yarım veya çeyrek olmamalı ve kırıntı et bulundurmamalıdır. Çiğ olarak dondurulan midyeler kendine has yumuşak kıvamda, parlak renkte, kendine has tat-koku-aroma ve lezzette olmalıdır. Midyeyi çiğ tüketmekten sakınılmalı ve mümkün oldukça çiğ olarak satın alınarak evde pişirilip tüketilmesi sağlanmalıdır.

Midye ve istiridye gibi ürünlerin tazelikleri kabuklarının çok sıkı kapalı olup olmaması ile anlaşılır. İstiridyeler yaz mevsiminde genellikle hastalanırlar bu sebeple yaz mevsiminde tüketmek zehirlenme açısından daha risklidir.

Karideslerin rengi pembemsi olmalıdır. Bazıları özelliklerinden dolayı siyah ve gri lekelere sahip olabilir. Taze durumda renkleri parlaktır.

Canlıların sindirim sisteminde yaşayan salmonella isimli bakteri normal pişirme şartlarında etkisiz hale gelmektedir. Bu ürünler çiğ olarak da çok tüketildikleri için salmonella zehirlenmesi yönünden risk taşımaktadır.

Bütün kabuklu deniz ürünleri bekletilmeden pişirilmeli ve pişirildikten sonra da bekletilmemelidir. Gerektiği durumlarda ise canlı olarak veya dondurularak saklanmalıdır.

kabuklu deniz ürunleri alerjisi nedir

Kabuklu Deniz Ürünleri  Alerjisi

Kabuklu deniz ürünleri alerjisi, en sık görülen besin alerjileri arasında yer alır. Alerji yalnızca belli türdeki kabuklu deniz ürününe veya bütün türlerine karşı olabilir. Bu ürünlere alerjide kurdeşen ya da burun tıkanıklığı gibi hafif belirtilerle ortaya çıkabildiği gibi şiddetli hatta hayatı tehdit eden belirtilere de yol açabilmektedir. Genel anlamda belirtilerini; kurdeşen, kaşıntı, dudak/yüz/dil/boğaz/diğer bölümlerde şişme, nefes almada güçlük, karın ağrısı, ishal, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, dilde karıncalanma olarak sıralayabiliriz. Özellikle büyük çocuklar ve yetişkinlerde alerji yapabilmekte ve bunun sonucunda ortaya anafilaksi tablosu çıkabilmektedir. Anafilaksi tablosu dediğimiz; alerjiye sahip olan bir kişinin bu alerjen ile karşılaştığı zaman vücudunda kızarıklık, şişlik, kaşıntı, nefes almada zorluk , hızlı nabız ve tansiyon düşüklüğünün ortaya çıkması ile gelişmektedir. Anaflaksiye yol açan alerjen maddenin çok az bir kısmı bile çok ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Anaflaksi tablosu seyrek görülmekte olup  bu durumla karşılaşıldığında hastaneye başvurulması gerekmektedir. Eğer kendinizde kabuklu deniz ürünü alerjisi olduğundan şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuzla konuşup test yaptırmalısınız. Çocuklara göre yetişkinler, erkeklere göre kadınlar ve kız çocuklarına göre erkek çocuklarında daha fazla alerji görülmektedir. Kabuklu deniz ürünlerine alerjik reaksiyonunun önlenmesinde tek kesin yol bu ürünlerden kaçınmadır. Alerjiye sahipseniz, dışarda yemek yerken dikkatli olmalı, besin etiketlerini ayrıntılı okumalı ve kabuklu deniz ürünü hazırlanan/işlenen ortamlardan uzak durmalısınız.

 

 

Diyetisyen Yorum

Başlıca tüketilen kabuklu deniz ürünleri olan midye, istiridye, karides, istiridye ve yengeç etinin besin örüntüsünün oldukça kaliteli olduğunu görmüş olduk. Ancak sağlıklı bireylerde günlük beslenmeyle en fazla alınması gereken kolesterol miktarı 300 mg ve kolesterol hastalarında 200 mg’dır. Kolesterol içeriğine sahip olan bu ürünler tüketilirken bu bilgi göz ardı edilmemelidir. Kabuklu deniz ürünlerinin sodyum içeriği aynı miktardaki et, tavuk ve balık ile karşılaştırıldığında yaklaşık 3-5 katı kadardır. Bu sebeple sodyumu sınırlı alması gereken hipertansiyon ve çeşitli böbrek hastalığına sahip olan bireyler bu ürünleri tüketirken dikkat etmelidir.

Bu sayede kabuklu deniz ürünlerinin sağlıklı beslenmede yer alması uygundur diyebiliriz. Fakat her zaman olması gereken yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmenin gerçekleşebilmesi için aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Herhangi bir zehirlenmeye yol açmamak için satın alınan kabuklu deniz ürünlerinin hijyeninden emin olunmalıdır. Alerjisi olan bireyler ise tamamen uzak durmalıdır.

 

Kabuklu Deniz Ürünleri konusunda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Şekerin Zararları ve Azaltmaya Yönelik Öneriler başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: 5,00. Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

2 Yorumlar

  1. Melike

Bir yorum yaz