gastrik ülser, mide ülseri

Ülserde Sağlıklı Beslenme ve Diyet Tedavisi Hakkında Bilgiler


Ülser, ülkemizde görülme sıklığı fazla olan başta mide olmak üzere bir çok organda görülen ve yaşam kalitesini düşüren bir önemli hastalıktır. Hastalık yaptığı bölgeden açık yaralara neden olan ve genellikle mide içeriğinin veya bakterilerin etkileri ile ilgili bölgede gelişen ülserin tedavisinde, ilaç ve beslenme bir bütünün parçalarını oluşturmaktadır.

Uluslararası otoritelere göre , ülserler ile beslenme arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Ancak şu da bilinen bir gerçek ki bir yiyecek kendi başına ülserlere neden olmaz ancak hastalığın seyrini kötüleştirebilir. Bu yazımızda ülser nedir, nedenleri ve belirtileri nelerdir gibi sorulara kısaca değinip arından ülser ve beslenme arasındaki ilişkiyi yakından inceleyeceğiz.

Ülser nedir?

Ülser deri altında bir dokuda zar kısmındaki hasarı, açık bir yarayı tanımlamaktadır. İlgili bölgede mukozanın ve dokunun deformasyonuna neden olur. Hastalık sonucunda oluşan yaralar genellikle kendiliğinden iyileşmez. Ülser genelde mide de görüldüğünden halk arasında midede ki bulunana yaralar için genel olarak bu terim kullanılmaktadır. Oysa ki ülser tüm doku ve mukozada görülebilir. Hastalık bir bakteri kaynaklı olabileceği gibi ilgili bölgedeki enzim ve sıvıların çeşitli nedenlerle dokuya zarar vermesi ile oluşabilir.

Ülserler, genellikle gastritin ciddi bir komplikasyonudur ve mide zarının, bağırsakların veya yemek borusunun kanamasına neden olabilir ve bu da yaşamı tehdit edebilir.

Peptik ülser nedir ?

Peptik ülser, mide ve duedonum’da (onikiparmak bağırsağında) görülen, kötü huylu olmayan ülserlere denir. Bu bölgede yara, doku kaybı yada deformasyonlara neden olabilir Peptik ülser her yaşta görülebilse de en yaygın olarak genç ve orta yaşlılarda (20-45 yaş) görülür. Erkeklerde görülme oranı kadınlara göre daha fazladır.

Gastrik ülser nedir ? (Mide ülseri)

Gastrik ülser diğer adıyla mide ülseri, midede görülen iyileşme eğiliminde olmayan, yara ve deformasyonları tanımlamaktadır. Daha çok yaşlılarda görülür ve kadınlarda erkeklerden daha sık oranda rastlanmaktadır.

ülser ve mide ağrısı, sancısı

Belirtileri Nelerdir?

Peptik ülserli hastaların %80-90’ında ağrı izlenir. Ağrı; yanma, kazınma şeklinde olup açlık ağrısına benzer. Hastaların yarısında ağrı yemek yemekle veya antiasit almakla hafifler veya geçer. Ağrı gün boyunca, özellikle hasta açken artar. Gece uykudan uyandıran ağrı türü bazı hastalarda görülebilir. Duodenal ülserli hastaların yaklaşık %70’inde dispeptik yakınmalarla izlenir.Dispepsi terimi karın ağrısına ve huzursuzluğa ek olarak, iştahsızlık, bulantı, kusma, şişkinlik, erken doyma gibi belirtileri içerir. Ülser tanısı, ülser yarasının radyolojik veya endoskopik incelemede görülmesiyle konur

En sık görülen belirtileri listeleyecek olursak:

  • Mide ağrısı 
  • Midede Yanma
  • Aşırı dolgunluk hissi, şişkinlik
  • Sık sık geğirme isteği
  • Yağlı gıdalara karşı hassassiyet
  • Kansızlık
  • Ağız kokusu
  • Mide ekşimesi
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İştahsızlık

Ancak bazı ülser türlerinde semptomlar hissedilmeyebilir bazılarında belirtilerin sadece bir veya bir kaçı hafif düzeyde görülebilir. Tanı ise ancak detaylı muayene sonrası koyulabilir.

gastrik ülser yarasi

Ülser nedenleri (ülser neden olur)

Mide, salgıladığı asit karakterde sıvı ile  besinleri parçaladığı halde kendi koruyucu mukozasının özelliklerinden dolayı kendisine zarar vermez. Ancak koruyucu faktörler yetersiz kaldığında ya da saldıran faktörlerin artmasıyla ülser oluşmaktadır. Özellikle bazı bakteriler (helicobacter pylori gibi), bazı ilaçlar (steroid olmayan iltihap karşıtı ilaçlar, asprin, antiromatiztizmal ve kortizon türü), aşırı alkol ve sigara tüketimi, stres ve sinir, aşırı miktarda çay ve kahve tüketimi mide üzerine salgırdan faktörler olarak nitelendirilmektedr.

Tedavisi

Ülserin tıbbi tedavisinde başlıca hedefler şunlardır:

  • Belirtilerin hızla ortadan kaldırılması
  • Etkili ülser iyileşmesi
  • Helicobacter pylorinin tedavi edilmesi
  • Peptik ülser nüks ve komplikasyonlarının önlenmesi

Bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde temel amaç savunma faktörlerinin güçlendirilmesi veya saldırgan faktörlerin zayıflatılmasıdır. Buradan yola çıkılarak günümüzde ülser hastalığının tedavisinde;

  • Mide asidini azaltan ilaçlar
  • Mide asidini nötralize eden ilaçlar
  • Mide mukozasını kaplayıcı hücre koruyucu ajanlar
  • Helicobacter pylori’ye etkili antibiyotik ve diğer ajanlar kullanılmaktadır.

Tüm bu tedavilerin sağlıklı bir beslenme programıyla desteklenmesi hastalığın iyileşme sürecine ciddi katkı sağlamaktadır.

ülsere iyi gelen yiyecekler

Beslenme ve Diyet Tedavisi (Ülsere ne iyi gelir)

    • Ülserli  hastanın beslenmesi enerjisi ve diğer besin öğeleri yönünden yeterli ve dengeli olmalıdır. Sadece bu hastalığın varlığı hastaya ek kalori alımını gerektirmez.
    • Beslenme alışkanlığı 3 ana öğün veya daha küçük öğünler şeklinde bireye göre ayarlanmalıdır. Ülser hastalığında ara öğünlerin düzenli tüketimi mide ağrılarını azaltabileceği bildirilmiştir.
    • Şekerli besinler yanma şikayetlerini arttırabilir. Rafine şeker içeren ürünlerin ve paketli gıdaların tüketimi mutlaka sınırlandırılmalıdır.
    • Lifli gıdaların tüketimine önem verilmeli. Özellikle sebze ve meyvelerde lif ve posa oranı yüksektir. Bu nedenle mevsimine göre tüketilen taze meyve sebzeler günlük yeterli lif oranını sağlar.
    • Çinko hücreleri korumada ve yara iyileşmesinde etkin rolü olan bir elementtir. Bu nedenle ülseri iyileştirici etkisi olduğundan diyet yeterli çinko içermelidir. Ruşeym, bulgur, karaciğer, et ve et ürünleri, peynir, badem içi, ceviz, mantar çinkodan zengin besinlerdir.
    • Hastalar kendisinde şikayete neden olan ve rahatsızlık yapan bildiği yiyeceklerden kaçınmalıdır. Unutulmamalıdır ki ülseri olan kişilerde uyarıcı gıdalar rahatsızlık uyandırmaktadır. Alkollü içecekler ve çay, kahve gibi kafein içeren içecekler mide yüzeyini tahriş eder, asit salgısını şiddetle uyarır ve dispepsiye neden olur.
    • Süt yatıştırıcı etkisinden dolayı, asit salgısını tamponlamaktan çok uyardığı anlaşılana kadar tedavide yer alıyordu. Ancak sütün içerdiği proteinler ve kalsiyum mide asit salgısını güçlü bir şekilde uyardığı günümüzde tespit edildiğinden hastanın durumuna göre süt içimi ya kısıtlanmalı ya da sınırlandırılmalıdır. Tüketilmek isteniyorsa yarım yağlı olanlar tercih edilmelidir. Düodenum ülserli hastalara sütün hastalıkları için özgün bir tedavi olmadığı açıklanmalıdır.
    • Mide ülseri, H. pylori enfeksiyonundan kaynaklanıyorsa, antioksidanlar bakımından zengin yiyecekler yararlı olabilir. Bağışıklık sisteminizi korumanıza ve etkinleştirmenize ve enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olabilirler. Brokoli, anti- H. pylori aktivitesi sergileyen bir bileşik olan sülforaptan içerir. Bu nedenle hastaların diyet programında yer alması olumlu sonuölar gösterebilir.
    • Bazı araştırmalar , zeytinyağında bulunan yağ asitlerinin bir H. pylori enfeksiyonunun tedavisine de yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ancak bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.
    • Çikolata, narenciye ve domates bazlı ürünler bazı insanlarda mide yanmasını tetikleyebilir. Ülserli hastalar bu besinleri dikkatli tüketmelidir.
    • Bu dönemde kızartılmış veya yağ oranı yüksek yiyeceklerden kaçınılması gerekmektedir.
    • Yavaş yemek ve besinleri iyi çiğnemek yakınmaları azaltabilir. Ayrıca yatmadan önceki üç saat içerisinde yeme ve içme eylemini kesmek (su hariç) daha rahat bir uykuya olanak sağlar.
  • Baharatlı besinlerin mide ve düodenumun yüzeyinde doğrudan hasara yol açmasa da hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte hastalar kendilerini rahat ettiren besinleri yemeli, hazımsızlığa yol açan midelerinde rahatsızlık yaratan besinlerden uzak durmalıdırlar.

Ülser Diyeti ?

İnternette yada farklı mecralarda bir diyetisyen tarafından size özel olarak yazılmamış diyet listelerini asla uygulamayınız! Elimine bir beslenme düzeninin temel alındığı bu hastalıkta, sağlıklı beslenme önerileri ışığında yaşam tarzı değişikler yapmalı ve bir diyet listesi ihtiyacınız var ise size en yakın diyetisyene başvurmalısınız. Diyetin bireysel olduğunu ve diyetin her kişi için bir profesyonel tarafından özenle yazılması gerektiğini lütfen unutmayınız.

 Sigara İçiminin Kontrolü

Bugüne kadar yapılan gözlemler sigara içiminin peptik ülser hastalığının gelişiminde, devamında ve nüksünde açık bir risk faktörü olduğunu göstermektedir. Kısaca özetleyecek olursak;

  • Sigara içenlerde hem düodenum(oniki parmak bağırsağı) hem de mide ülseri daha sık görülür.
  • Sigara içenlerde mevcut peptik ülser iyileşmesi daha zor olup tedavi daha uzun sürmektedir ve daha yüksek doz ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Son olarak sigara içenlerde ülser nüksü daha sık olmaktadır.

Sonuç

Diyette baharatlı, baklagiller içeren, çok soğuk besinlerden kaçınılmalıdır. Alkol ve sigara ülserin oluşumu ve nüksü açısından riskli etkenlerdir. Hasta bu konuda uyarılmalıdır. Tanı almış hastaların beslenme alışkanlıklarını gözden geçirerek uzman diyetisyenlerden bu konu hakkında yardım almaları yaşam kalitelerinin artması açısından oldukça önemlidir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Osteomalazi: Kemik Yumuşamasında Beslenme ve Önerilen Besinler başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

3 Yanıt

  1. Elif Beril
  2. Ahmet
  3. Emrah

Bir cevap yazın