Ketojenik Diyet


Ketojenik Diyetin Tarihçesi

 Ketojenik diyet 1911 yılında Fransız Doktorlar Guelpa ve Marie’nin kullanımı ile medikal literatüre girmiştir. Ketojenik diyet ilk olarak 1921 yılında Amerika’da Mayo Kliniğinde 1g/kg/gün protein, 10 – 15 g/kg/gün karbonhidrat ve geriye kalan enerjinin yağlardan karşılanmasını sağlayacak şekilde planlanmıştır.  Diyet 1930’lara kadar yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Ancak 1938’de difenilhidantoinin kullanılmaya başlaması ile diyet popülaritesini kaybetmiştir. 1990’lardan sonra ketojenik diyet Charlie’nin hikayesi ile tekrar gündeme gelmiş ve dünya çapında yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1993 yılında İngiltere’de yayınlanan “First do no harm” filmi diyetin popülaritesin artırmıştır.

Ketojenik Diyet Nedir

Ketojenik diyet; karbonhidrat içeriğinin gereğinden az, protein yeterli miktarda olup yağ içeriği ise gereğinden fazla olan diyetlere denir. Bir diğer anlamda da karbonhidrat miktarının az olması sebebiyle bir süre sonra kanda keton cisimciklerinin artışın neden olan diyettir. Bu diyette amaç, yağ asitlerinin karaciğer tarafından eksik oksidasyonu ve keton cisimciklerinin kan veya idrarda toplanmasını sağlamaktır.

Ketojenik Diyetin Kullanım Alanları

Ketojenik diyet deyince aklımıza gelen ilk kullanım alanı epilepsi hastalarıdır. Epileptik hastalarda nöbetleri kontrol altına alır. Bunun yanı sıra miyoklonik, absans, atopik, jeneralize tonik- klonik, Lennox-Gestout sendromunda kullanılır.

Ketojenik diyet  1 yaş altındaki çocuklarda ketosiz ve kan şeker düzeyini saptamadaki zorluklardan dolayı genellikle kullanılması tercih edilmez.

Ketojenik diyet genel olarak 2-3 ilaçla nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda son çare olarak düşünülen tedavi yöntemidir.

ketojenik diyetlerin zararları nelerdir

Faydaları

Günlük enerji ihtiyacımızı karşılar. Bu enerji beynimizin ve organlarımızın çalışması için gereklidir. Beyinin yeteri kadar enerji alması önemlidir. Beyin enerjisini yağ ve glikozlardan ortaya çıkan keton cisimcikleri olmak üzere iki kaynaktan alır. Beynin enerji üretmek için ilk kullandığı yakıt glikozdur. Diğer önemli yakıtı ketonlardır. Ketonlar yağ veya yağ içeren besinlerin metabolizma olmasıyla oluşmaktadır. Yüksek yağlı ketojenik diyetle oluşan keton cisimlerinin nöron dediğimiz beyin hücrelerinde çeşitli mekanizmalarla, nöbet aktivitesini engellediği varsayılmaktadır.

Zararları

*Su ve elektrolit dengesinde bozulmalara sebep olmaktadır.

*Kalsiyum atımı hızlanarak kemik yoğunluğu azalıp osteoporosize neden olabilir.

*Hücre yıkımının artması ve böbreklerden ürik asit atımını azalması sonucunda hiperürisemi ve guta benzer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

*Sıvı alımının sınırlandırılması, idrar PH’sının azalmasıyla birlikte ürik asit taşlarının oluşmasına sebebiyet verebilir.

*Yüksek yağ içeriği olan ketojenik diyetler doymuş yağ ve kolesterol bakımından zengin oldukları için kalp ve damar hastalıkları riskini artırır.

*Kabızlık ketojenik diyetlerde çok fazla görülen yan etkilerden biridir. Bunun sebebi diyet posasından fakir olmasıdır.

 Ketojenik diyet zayıflatır mı?

Ketojenik diyet daha öncede bahsettiğimiz gibi karbonhidratın çok az alınması doğrultusunda vücudun yağları yakma sürecini ele alarak zayıflama diyeti uygulanıyor. Ancak bu diyetler daha öncede belirttiğimiz gibi vücutta büyük zararlara yol açabilir. Hasta olan bireylerde en son çare olarak tercih ettiğimiz diyeti sağlıklı bir insanın zayıflamak için uygulaması ne kadar doğru? En iyi şekilde zayıflamak istiyorsak yeterli ve dengeli beslenerek ve bir diyetisyenle beraber bu yolu tercih etmeliyiz.

ketojenik diyet listesi örneği

Örnek Ketojenik Diyet Listesi

Genelde iki tip ketojenik diyet uygulaması yapılmaktadır. Bunlar; geleneksel ve MCT bazlı ketojenik diyetlerdir. Geleneksel ketojenik diyette enerjinin yağdan gelen oranı %75 olmalıdır. Ancak MCT bazlı ketojenik diyetlerde geleneksel diyetteki uzun zincirli yağ asitleri (UZYA) yerine orta zincirli yağ asitleri (MCT)   kullanılmaktadır. MCT, UZYA daha kolay emilerek ketosizi oluşturduğu için bu diyette günlük enerjinin % 80- 90 yağlardan karşılanır.

Ketojenik diyetlerde CHO miktarı az olduğun meyve ve sebzelerden sağlanması tercih edilir. Diyetin proteini et ürünleri, peynir, yumurta gibi besinlerden sağlanır. Yağ ise tereyağ, sıvıyağ ve margarinlerden sağlanır. Yağ tüketimi zor bir besin maddesi olduğu için hastaya mayonez, kaymak, krema gibi besinler sınırlı protein ve karbonhidrat kaynakları ile verilir. Örnek bir diyet verecek olursak;

SABAH ÖĞLE AKŞAM
Yumurta Et/Tavuk/Balık Et/Balık/Tavuk
Krema Salata Salata
Tereyağ Mayonez Mayonez
Meyve Meyve Meyve
  Tereyağ Tereyağ

Sonuç olarak ketojenik diyet epilepsi başta olmak üzere diğer pek çok hastalıklarda nöbetleri kontrol altına almak için kullanılmaktadır. Ancak burada özellikle belirtmek isterim ki böyle hastalıklarda ketojenik diyet son çare olarak kullanılan diyetlerdir. Bu mantıkla da zayıflamak için ketojenik diyeti tercih etmek doğru olmaz. Zayıflamak için her maddeden yeterli ve dengeli şekilde almak sağlığımızın korunması için en iyi seçenektir.

 

Ketojenik Diyet konusunda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Morbid Obezite ve Beslenme başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (9 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: 3,89. Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

3 Yorumlar

  1. Engin
    • hasan demircioğlu
  2. Murat

Bir yorum yaz